Madendeki patlama tüm Zonguldak’ı derinden sarsar. Maden Mahallesi karalar bağlar. Askerler, madenciler ve yüreğinde bir parça vicdan kalan herkes göçük altında kalan Davut ve Gülfem’i kurtarmaya uğraşmaktadır.

Behice ile gizli gizli evlenerek karanlık emellerine ulaşmaya çalışan Yavuz ise Gülfem ve Davut’un madenden canlı çıkmaması için elinden geleni ardına koymamaktadır. Patlamada büyük zarar gören madeni ele geçirmek için karanlık planlar kuran Ali Gelik ve Bahar Aras hemen bu fırsatı değerlendirmeye çalışır…

Bu sırada Kasapoğlu; Yavuz ve Asude’nin Malik Bey’in ölümüyle ilgili sakladığı büyük sırrı öğrenir. Yavuz ve Asude köşeye sıkışmıştır. Kasapoğlu tüm bu olanları anlatmak üzere Gülfem’in evine doğru yola çıkar.

Göçük altındaki Davut ve Gülfem’in durumu gittikçe daha kritik bir hal almaktadır. Onları kurtarmak için canını dişine takan madenciler ve askerler umutlarını yitirmiyordur… Zaten umudun olduğu yerde; mucizeler çiçek açar. Ve aşk en büyük mucizedir…